16 Nisan 2014 Çarşamba

Yeşilyurt Gazetesinde İdil - Ural Çalıştayı hakkında çıkan ikinci haber

Milletlerin Kesişme Noktası İdilUral Çalıştayı konulu panel yapıldı
“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel yapıldı
Devlet; “Hakas ve Altaylar ana dillerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya” http://www.yesilyurtgazetesi.com/haber-detay.php?haberid=6118093 

Yeşilyurt Gazetesinde İdil - Ural Çalıştayı hakkında çıkan ilk haber

Milletlerin Kesişme Noktası İdilUral Çalıştayı konulu panel yapılacak
“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel yapılacak
Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Bayram Tarafından yürütülen TÜBİTAK Projesi kapsamında “Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel düzenlenecek. Konferanslar 12-13 Nisan 2014 tarihleri arasında Kırklareli Üniversitesi Kültür Merkezi Alt Salonu’nda gerçekleştirilecek.  http://www.yesilyurtgazetesi.com/haber-detay.php?haberid=3190505

İdil - Ural Çalıştayı hakkında Trakya Gündemi gazetesinde çıkan haber

“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel yapıldı
 “Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel yapıldı


Devlet; “Hakas ve Altaylar ana dillerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya”

 

HABER MERKEZİ 
 
Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Bülent Bayram tarafından yürütülen TÜBİTAK Projesi Kapsamında “Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel düzendi. Paneller 12-13 Nisan 2014 tarihleri arasında Kırklareli Üniversitesi Kültür Merkezi Alt Salonu’nda gerçekleştirildi. Yapılan Panele Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç’ta katıldı. 
* Bayram; “Bu toplantıyı Kırklareli’de düzenlemekten gurur duyuyoruz”
“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu Panelin açılış konuşmasını yapan 
Doç. Dr. Bülent Bayram, ikinci toplantının Kırklareli’de düzenlemekten mutluluk duyduklarını belirterek şunları kaydetti;
“Bu çalıştayın 2013 yılında başlattığımız ve yaklaşık iki buçuk yıl sürecek olan "Rusya'nın Etnik Kimlikler Oluşturma ve Misyonerlik Faaliyetlerinde Folklor ve Folklor Araştırmaları: Çuvaşlar Örneği" başlıklı TÜBİTAK projesi kapsamında düzenlediğimizi bildirmek isterim. Elbette bildirilerle zaman zaman açacağımız bir soruyu ben burada sormak istiyorum. Neden milliyetlerin kesişme noktası İdil-Ural? Çünkü 21. yüzyılın ilk çeyreğinde 20'nin üzerinde yazı dili, geniş coğrafyası, bağımsız devletleri, özerk bölgeleri, kimlikleri ve hakları hiçbir şekilde tanınmamış ve tanımlanmamış grupları ile belki de halen anlaşılamamış bir Türk Dünyası kavramının anlaşılabilir kılınabilmesi için cevaplanması gereken sorular ve çözümlenmesi gereken sorunlar yumağıdır İdil-Ural. Günümüzde Türk (Tatar, Başkurt, Çuvaş), Fin-Ugor (Mari, Udmurt, Mordvin), Rus gibi farklı etnik grupların, Hıristiyan, Müslüman, Pagan Dinleri’nin bir arada yaşadığı bu coğrafyayı anlamadan Sibirya'yı, Türkistan'ı, Kafkasya'yı ve bu coğrafyaların büyük bir bölümünü hâkimiyeti altında tutan Rusyayı anlamak mümkün değildir. İdil-Ural elbette özellikle de Orta-İdil Ortodoks misyonerliğin, milliyetler imal etme mekanizmasının yüzlerce yıllık projelerinin hazırlandığı bir atölyedir. İşte bu çalıştay süresince hocalarımızın kıymetli bildirileri ve en az onlar kadar kıymetli olacağını düşündüğüm tartışmalar ile bir bu sistemi bilimsel ölçütler çerçevesinde, duygusallığa yer bırakmadan daha anlaşılabilir bir hale getirmeye çalışacağız.
İdil-Ural bölgesi konusunda felsefe, tarih, dinler tarihi, edebiyat, folklor, dil alanlarında çalışan uzmanların bir araya gelmiş olmasını fırsat bilerek çalıştay süresince hocalarımızın dikkatini geleceğe dönük bazı projelerimize çekmek istiyoruz. Batı'da örneklerini gördüğümüz bölgesel çalışmaların, bu çalışmaları yapan kurumların, süreli yayınların maalesef ülkemizde yeteri kadar organize olduğunu söylemek mümkündür.”
* Aykaç; “İnsanı tanımak o kadar kolay bir şey değil” 
Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel bir konuşma yapan Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, böyle bir panelin Kırklareli’de yapılmasından dolayı mutlu olduğunu belirterek şunları kaydetti;
“Sadece bu alanda çalışmış insanların söz söyleye bileceği kadar daraltılmış bir konuda bir Çalıştay amacıyla burada toplanmış bulunuyoruz. Bu alanın emektarları, çok iyi çalışanları, yıllarını bu alana vermiş çok değerli hocalarımız var, Akademisyenlerimiz var. Tarih içindeki insanların, insanlığın, Milletlerin yolculuğu var. Sağlıklı bir değerlendirme yapmak için ortalama 100 yıl dikkate almak gerekir insanların milletlerin tarihi ile değerlendirmede bulunmak için. İnsanoğlu biliyoruzki yanı başımızda, çok yakınımızda bildiğimiz, çok yakın tanıdığımızı zannettiğimiz insanoğlunun bile çok değişik durumlar karşısında davranış, tarzı, tepkileri, davranış tavırları, düşünce ve hissiyatı farklı olabilmekte. İnsanı tanımak o kadar kolay bir şey değil.” 
* Panelin Açılış Bildirisini Prof. Dr. Nadir Devlet yaptı 
“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panelde konuşmaların ardından “1995’ten Bugüne İdil-Ural” açılış bildirisini Prof. Dr. Nadir Devlet yaptı. Devlet açılış bildirisinde şunları kaydetti:
“1995'te bölgedeki üç özerk Türkî cumhuriyete bilimsel bir ekspedisyon düzenlemiştik. Neredeyse 20 yıl sonra bu cumhuriyetlerin siyasi, ekonomik ve kültürel konumları tartışılacaktır. 1917 Devrimi sonrası demografik özelliklerine dikkat edilmeden yeni Sovyet rejimi tarafından kurulan bu cumhuriyetler bu politika neticesinde birbirine düşürülmüştür. Son 20 yılda, yani Sovyet rejiminin yıkılmasından sonra da bu cumhuriyetlerin demografik, ekonomik, siyasi ve kültürel sorunları devam etmektedir. Yeni Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ülkedeki azınlıkları asimile politikasına güç vermeye başlamıştır. Her üç cumhuriyetin, Rusya Federasyonu’ndaki bütün azınlıkların genel olarak karşılaştıkları sorunların dışında, kendi tarihi ve coğrafi şartları dolayısıyla özel sorunları vardır. Uzun yıllardan beri iki Türkî kavim arasında ciddi sürtüşmeler olmaktadır. Dolayısıyla Başkurtlar Tatarlarla ilgili sorunlarını Ruslara dayanarak çözme yolunu aramaktadırlar. Gerek Bolşeviklerin gerek şimdiki yönetimin politikaları başarılı olmuş ve buradaki Türkîler birbiri ile diyalog kuramamışlar veya kurmamışlardır. Bu üçü ve ayrıca komşularındaki diğer Özerk Fin Cumhuriyetleri ile birlik sağlanabilseydi Moskova karşısında daha güçlü konumda olunabilirdi. Ancak böyle bir şey ancak hayallerde olabilecektir. Kısacası genel olarak Rusya'daki azınlıkların, özel olarak İdil-Ural Bölgesi’ndeki gayrı Rus halkların yok olmamaları için Rusya'nın daha liberal sisteme geçmesi gerekmektedir. Böyle bir değişim ise yakın gelecekte gözükmemektedir. Şu anda Sibirya’daki iki Türkî halk Hakas ve Altaylar ana dillerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadırlar.”
Açış bildirisinin okunmasının ardın panelin oturumlarına geçildi. 
* 1. Oturum
1. Oturumun Başkanlığını Prof Dr. Durmuş Arık yaptı.
Prof Dr. Abdullah Gündoğdu, “Rusya’da Devrim Sürecinde İdil-Ural Türklerinde Kimlik Anlayışı”. Doç. Dr. İbrahim Maraş,  “İdil-Ural’da Kimlik Tartışmaları Ceditçi ve Kadimci Gelenekte Millet ve Milliyet Anlayışı.” Yrd. Doç. Dr. Selçuk Türkyılmaz “Usul-ı Cedid Eğitimin İdil-Ural Türklerinde Milli Bilince Katkısı” ile 1. Oturumu tartışmalarla sona erdi. 
* 2. Oturum
2. Oturumun Başkanlığını Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu yaptı. 
Doç. Dr. İsmail Türkoğlu “İdil-Ural Tatarlarının İstanbul’daki Neşriyat Faaliyetleri”
Yrd. Doç. Dr. Alper Alp “20. Yüzyıl Başında İdil-Ural Bölgesinde Tatarların Kültürel Nüfusu” Yrd. Doç. Dr. Hasan Demiroğlu “Ülfet Gazetesi’nin İdil-Ural Türkleirindeki Kültürel Gelişmelere Katkısı 1905-1907” Dr. Yılmaz Özkaya  “Tercüman Gazetesi Çerçevesinde İsmail Gaspıralı ve Tatar Aydınları Arasındaki Milli Kimlik Tartışmaları”  ile 2. Oturum Tartışmalarla sona erdi 
* 3. Oturum 
3. Oturumun Başkanlığını: Doç. Dr. İbrahim Maraş yaptı 
Prof. Dr. Durmuş Anık “İdil-Ural’da Din-Kimlik İlişkisi; Çuvaşlar ve Tatarlar Örneği
Doç. Dr. İlyas Topsakal “20. Yüzyıl Başında Rusya’nın Doğusunda Misyoner Kaynaklara Göre Öğretmen ve Toplum Algısı” Doç Dr. Saime Selenga Gökgöz “İdil-Ural’da Bir Rus Ortodusk Misyonerin Dini Tercümeye Yaklaşımı” Dr. Sinan Güzel  “Cuvaş Türklerin Kimlik İnşasında İvan Yakavleviç Yakanlev Etkisi” ile 3. Oturum tartışmalarla sona erdi. (Kadir Sinici) 
 

Çaşıştay hakkında, evsahibi Kırklareli Üniversitesini Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Birimin sayfasında yer alan yazı

Milliyetlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı Gerçekleştirildi


Üniversitemiz Fen- Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümü öğretim üyesi Doç.Dr.Bülent BAYRAM tarafından yürütülen TÜBİTAK projesi kapsamında 12-13 Nisan 2014  tarihleri arasında Kırklareli Üniversitesi Kültür Merkezinde  ""Milliyetlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı" düzenlendi. Açılış konuşmalarında Kırklareli Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mustafa AYKAÇ, bilim hayatında sosyal bilimlerin önemine dikkat çekerek, insanı konu edinen disiplinler vasıtasıyla, insanoğlunun kendisini ve içinde yaşadığı dünyayı doğru ve sağlıklı olarak değerlendirebildiğini ifade etti. Prof. Dr. Nadir DEVLET, "Türkiye'de İdil-Ural Halkları üzerine farklı disiplinlerde az sayıda uzmanın çalıştığını, bu bölge hakkında tertiplenen bu tür bilimsel toplantılara son derece ihtiyaç olduğunu vurgulayarak İdil-Ural bölgesinde yaşayan halkların karşılaştığı ve kökenini tarihten alan sorunların bu halkların kimlikleri üzerine etkilerini dile getirdi.
Toplam 5 oturumda gerçekleştirilen çalıştayda İdil-Ural bölgesinde varlığını sürdüren halkların değişen sosyo-kültürel şartların etkisi altında kendi kimliklerine bakışları, kimlik arayışları ve bu unsurların etnik kimliklerini oluşturma süreçleri; bölgedeki eğitim kurumlarının ve yayın organlarının bu halkların kimliklerinin belirlenmesine olan etkileri; bölge halklarının folklorunda etnik kimliklerin görünümü ve folklorun kimlik yaratma sürecine etkisi üzerinde duruldu. Kapanış oturumunda  Prof. Dr. Nadir DEVLET, toplantıda bu sahada çalışan az sayıdaki uzman tarafından sunulan bildirilerin  saha çalışmaları üzerine önemini ifade ederken, Doç. Dr. Bülent Bayram, yürütülen bu TÜBİTAK projesi kapsamında Kırklareli Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümü olarak, sadece İdil-Ural araştırmalarını konu alan ve yılda 2 sayı çıkartılacak olan akademik bir dergi hazırlıkları içerisinde olduklarını ve  bu saha üzerine bir çalıştay düzenleneceğini söyleyerek son derece verimli geçen bu çalıştayın katılımcılarına teşekkür etti.
 

İdil - Ural Çalıştayı hakkında Kırklareli.net internet gazetesinde çıkan haber:

“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel yapılacak

“Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel yapılacak

Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Bayram Tarafından yürütülen TÜBİTAK Projesi kapsamında “Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel düzenlenecek. Konferanslar 12-13 Nisan 2014 tarihleri arasında Kırklareli Üniversitesi Kültür Merkezi Alt Salonu’nda gerçekleştirilecek.  
 
HABER MERKEZİ 
 
Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Bayram Tarafından yürütülen TÜBİTAK Projesi kapsamında “Milletlerin Kesişme Noktası: İdil-Ural Çalıştayı” konulu panel düzenlenecek. Konferanslar 12-13 Nisan 2014 tarihleri arasında Kırklareli Üniversitesi Kültür Merkezi Alt Salonu’nda gerçekleştirilecek.  
 
* 12 NİSAN 2014 CUMARTESİ
Saat: 09.30 Açılış Konuşması 
Saat: 09.50-10.10 Açılış Bildirisi Prof. Dr. Nadir Devlet 
(1995’ten Bugüne İdil-Ural)
* 1. Oturum
Oturum Başkanı: Prof Dr. Durmuş Arık 
Saat: 10.30-10.50 Prof Dr. Abdullah Gündoğdu 
(Rusya’da Devrim Sürecinde İdil-Ural Türklerinde Kimlik Anlayışı)
Saat: 10-50-11.10 Doç. Dr. İbrahim Maraş 
(İdil-Ural’da Kimlik Tartışmaları Ceditçi ve Kadimci Gelenekte Millet ve Milliyet Anlayışı)
Saat: 11.10-11.30 Yrd. Doç. Dr. Selçuk Türkyılmaz 
(Usul-ı Cedid Eğitimin İdil-Ural Türklerinde Milli Bilince Katkısı)
Saat: 11.30-11.50 Tartışmalar 
* 2. Oturum
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu
Saat: 14.00-14.20: Doç. Dr. İsmail Türkoğlu 
(İdil-Ural Tatarlarının İstanbul’daki Neşriyat Faaliyetleri)
Saat: 14.20-14.40 Yrd. Doç. Dr. Alper Alp 
(20. Yüzyıl Başında İdil-Ural Bölgesinde Tatarların Kültürel Nüfusu)
Saat: 14.40-15.00 Yrd. Doç. Dr. Hasan Demiroğlu
(Ülfet Gazetesi’nin İdil-Ural Türkleirindeki Kültürel Gelişmelere Katkısı 1905-1907)
Saat: 15.00-15.20 Dr. Yılmaz Özkaya 
(Tercüman Gazetesi Çerçevesinde İsmail Gaspıralı ve Tatar Aydınları Arasındaki Milli Kimlik Tartışmaları)
Saat: 15.20-15.40 Tartışmalar
* 3. Oturum
Oturum Başkanı: Doç. Dr. İbrahim Maraş 
Saat: 16.00-16.20 Prof. Dr. Durmuş Anık 
(İdil-Ural’da Din-Kimlik İlişkisi; Çuvaşlar ve Tatarlar Örneği)
Saat: 16.20-16-40 Doç. Dr. İlyas Topsakal 
(20. Yüzyıl Başında Rusya’nın Doğusunda Misyoner Kaynaklara Göre Öğretmen ve Toplum Algısı)
Saat: 16.40-17.00 Doç Dr. Saime Selenga Gökgöz 
(İdil-Ural’da Bir Rus Ortodusk Misyonerin Dini Tercümeye Yaklaşımı)
Saat: 17.00-!7.20 Dr. Sinan Güzel 
(Cuvaş Türklerin Kimlik İnşasında İvan Yakavleviç Yakanlev Etkisi)
Saat: 17.20-17.40: Tartışmalar  
 
* 13 NİSAN 2014 PAZAR
* 1. Oturum
Oturum Başkanı: Doç Dr. Saime Selenga Gökgöz 
Saat: 09.00-09.20 Prof. Dr. Mehmet Aça 
(Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği’nde yeni Ulusların İnşası Adına Tatar Nüfusunu Kırma Girişimleri)
Saat: 09.20-09.40 Doç. Dr. Ercan Alkaya 
(Tataristan Türkleri ve Güncel Sorunları)
Saat: 09.40-10.00 Yrd. Doç. Dr. M. Yasin Kaya 
(Tatar Milli Kimliğinin Oluşumunda Kazan’daki Bellek Mekânlarının önemi)
Saat: 10.00-10.20 Araştırmacı Kürşat Yıkılman 
(Doğudaki İlk Tatarlar Ormancı mıydılar?)
Saat: 10.20-10.40 Tartışmalar
* 2. Oturum
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mehmet Aça 
Saat: 11.00-11.20 Doç. Dr. Bülent Bayram 
(Çuvaş Folklor Araştırmalarında ve Halk Edebiyatı Metinlerinde Kimlik Oluşumu Süreci Nasıl Ele Alınır?)
Saat: 11.20-11.40 Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Durmuş 
(Çuvaş Atasözlerine Göre Çuvaşlar ve İdil-Ural Halkları)
Saat: 11.40-12.00 Yrd. Doç. Dr. Dinçer Koç 
(Trük Tarihinin Sahte Bir Kaynağı “Cafer Tarihi” ve Moğol İstilasına Kadar Orta idil)
Saat: 12.00-12.20 Araştırmacı İbrahim Arıkan 
(G.T. Timofeyev’in Tahlar Yal Adlı Eserine Göre xx y.y. başında Çuvaşlar)
Saat: 12.20-12.40 Tartışmalar
* Kapanış Oturumu (Saat: 14.00-14.40)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Nadir Devlet 
Doç. Dr. İsmail Türkoğlu
Doç. Dr. Ercan Alkay 
Doç. Dr. Saime Selwnga Gökgöz 
Doç. Dr. İlyas Topsakal (Kadir Sinici) 
 

İdil - Ural Çalıştayı hakkında Gazete Trakya'da çıkan haber:



















































































http://www.gazetetrakya.com/Haber-Calistaydan_Diline_sahip_cik_mesaji-473055.gazetetrakya

Kırklareli Üniversitesinde geçen hafta sonu düzenlenen ve Prof. Dr. Nadir Devlet'in katıldığı çalıştay, Tataristan basınında da yer aldı:

Төркия галимнәре Идел–Урал төркиләре тарихын симпозиуда яктыртты, анда бердәнбер татар галиме Надир Дәүләт катнашты

Версия для печати
Төркия галимнәре Идел–Урал төркиләре тарихын симпозиуда яктыртты, анда бердәнбер татар галиме Надир Дәүләт катнашты  
 
15 Апрель 2014,18:54
Симпозиум “Милләтләрнең очрашу урыны - Идел-Урал” темасына үткәрелде
 (Истанбул, 15 апрель, “Татар-информ”, Рушания Алтай). Төркия Республикасы галимнәре Идел-Урал төбәге мәсьәләләрен күтәреп чыктылар. 12-13 апрель көннәрендә Кыркларэли университетында “Милләтләрнең очрашу урыны - Идел-Урал” дип аталган симпозиум үтте. Анда Исмәгыйль Түркоглу, Альпер Альп, Ибраһим Мараш, Динчәр Коч, Огузһан Дурмуш, Ибраһим Арыкан, Ясин Кайа, Абдуллаһ Гүндогду, Ильяс Топсакал, Кюршат Йылдырым, Хәсән Демироглу, Саимә Сәләнгә Гөккүз, Бүләнт Байрам, Мәһмәт Ача, Әрҗан Алкайа, Йылмаз Өзкая, Синан Гүзәл кебек Төркиянең төрле югары уку йортларында хезмәт итүче Россия төркиләре буенча белгеч галимнәр җыелды. Анда бердәнбер татар галиме булып профессор Надир Дәүләт катнашты. Ул “1995 елдан алып бүгенгәчә Идел-Урал” дигән доклад белән симпозиум эшчәнлеген башлатып җибәрде.
Ике көн дәвам иткән гыйльми чарада 20гә якын доклад тыңланды. “Идел-Урал төбәгендә җәдитче һәм кадимчеләр арасында милләт вә миллилек эзләнүләре”, “Җәдитчә ысул белән укытуның Идел-Урал төркиләрендә милли аңны уяндырудагы роле”, “Идел-Урал татарларының Истанбулдагы нәшрият хезмәтләре”, “ Россия инкыйлабы чорында Идел-Урал төрки халыкларында үзбилгеләнү адымнары”, “XX гасыр башында Идел-Урал төбәгендә татарларның халык саны”, “Өлфәт” гәҗитенең Идел-Урал төркиләре мәдәниятенә йогынтысы” кебек чыгышлар аеруча зур игътибар күрде. Шулай ук “Идел Урал төбәгендә дин белән милли тема мөнәсәбәтләре”, “Татарстанның актуаль мәсьәләләре”, ” Тәрҗеман” газетасында Исмәгыйль Гаспралы белән татар зыялылары арасындагы милләтчелек темасына кагылышлы бәхәсләр” кебек докладлар да тыңлаучылар арасында кызыклы бәхәсләргә урын ачты.
Казанның 2014 елда төрки дөнья башкаласы булуы уңаеннан, симпозиум Кыркларэли университетының заманча төрки диалектлар һәм әдәбиятлары бүлеге тарафыннан ТЮБИТАК (Төркия фәнни һәм технологик тикшеренүләре корылышы) проекты кысаларында филология фәннәре кандидаты, доцент Бүләнт Байрамның башлап йөрүе белән оештырылды.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Kırım Han Mezarlarına kim sahip çıkacak?

Prof. Dr. Nadir Devlet

11 Nisan 2014 Cuma günü Kırklareli Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri Bölümü başkanı Doç. Dr. Bülent Bayram tarafından düzenlenen “Milliyetlerin Kesişme Noktası / İdil-Ural Çalıştayı”na gitmek üzere çıktığımız yol üstünde Saray’a uğradık. Arabayı eşim Beril sürüyordu. Yanımızda Doç. Dr. İsmail Türkoğlu bulunuyordu. 

Tekirdağ’ın Saray İlçesinde Kırım Hanlarının mezarları bulunuyor diye duymuşluğum vardı. Ancak kısmet bugüneymiş. Sora sora Bağdat bulunur. Neticede Han mezarlarının Saray Ayazpaşa Camii avlusunda olduğunu öğrendik. 

Bir gittik ne görelim! Etrafı yüksek çinko perdelerle kapatılmış cami, restore ediliyor. Neyse, bir yolunu bulup Erzurumlu ustabaşının yardımı ile restorasyonu sürmekte olan caminin otlar bürümüş avlusuna (haziresine) girdik.

Bu ilçeye ne zaman Saray adı verildiği bilinmemekle birlikte, muhtemelen tahttan indirilen Kırım Hanlarının sürgün yeri olduğundan, Altın Orda İmparatorluğunun başkentini hatırlatmak için Saray adı verilmiş olduğu düşünülebilir. Zaten bütün Hanlar Cengiz Han, oğlu Cuci ve torunu Batu Han neslinden gelmektedirler. Osmanlı padişahlarının Han unvanını da taşımaları Kırım’dan dolayıdır.

Görüntü can sıkıcı idi. Mezar taşlarının çoğu kırılmış, dökülmüş, sağa sola atılmış, gerçek anlamda terk edilmiş durumda. Haydi, diyelim ki Türkiye’deki Kırım Tatarları (veya bazılarına göre Türkleri) şu anda Rusya’nın işgal ettiği Kırım konusu ile meşguller. Bu varsayım da aslında birkaç kişi için geçerli. Diğerleri çiğbörek muhabbeti yaparak, hangi federasyona (Kırım Türkleri veya Kırım Tatarları federasyonu) katılalım derdindeyken, kendi Hanlarının mezarlarının burada olduğunu unutmuşlar diyelim. 

Ruslar 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatarlarını Kırım’dan sürdükten sonra Müslüman mezarlıklarını darmadağın etmişlerdi. Fakat Saray’daki Han mezarları da pek farklı durumda değil.

Diyelim ki Türkiye’deki Kırım Tatarlarının umurunda olmadı veya kapasiteleri yetmedi. Peki, Vakıflar İdaresi ne yapıyor? Hani Osmanlı mirasına sahip çıkıyorduk? Yıkılan Mostar köprüsünün tamiri için paralar verdik. Yıllarca hükmettikleri Kırım’a ve onun buraya sığınan Hanlarının ve diğerlerinin mezarlarına sahip çıkmak gerekli bulunmadı mı? Biz de Vahabiler gibi ölülerin mezarlarının izi kalmamalıdır şeklinde bir görüşe mi sahibiz? Pek de öyle değil. 

Türkiye’de herkes siyaset, din, tarih ve futbol konusunda neredeyse birer uzmandır. Ancak tarihi eserleri korumaya gelince topu birbirimize atıyoruz. İstanbul surlarını restore işini de galiba Laz müteahhitlere verdik. Adamlar nerdeyse yeni sur yaptılar. Dolayısıyla UNESCO’nun tarihi eserler varlığına sahip şehirler ve mekânlar listesinden adımız silindi.  Demek ki söylediğimiz kadar tarihe, tarihi eserlere ilgimiz ve ayrıca saygımız yok.

Bilebildiğim kadarıyla Türk Dünyasında en etkileyici eserleri Babürler bırakmışlar, onlar da bunu Hindistan’ın etkisi ile gerçekleştirmişler. Bizimkiler Bizans’ı taklit etmiş, dolayısıyla dünya mimarisinde fazla iz bırakamamıştır. Ancak bu bizi kendi tarihi eserlerimize gereken saygı ve önemi göstermekten men edemez.

Bilimsel olmasa da aktüel kaynaklara göre, bu avluda aşağıdaki Hanların gömülü olduğu iddia  ediliyor:  

ll. Devlet Giray Han : öl. 1725
ll. Fetih Giray Han : öl. 1746
İslam Giray Sultan : öl. 1742
lll. Selim Giray Han : öl. 1785
lV. Devlet Giray Han : öl. 1780
Şahbaz Giray Han : öl. 1792

Kırım Hanlık tarihi uzmanı olmadığım için bu verinin doğruluk derecesini bilemiyorum. II. Devlet Giray Han üçüncü defa hanlık yaptıktan sonra 1713’te tahttan indirilince, Saray’a (sürgün yerine) gelmiş. II. Fetih Giray da bir yıllık hanlıktan sonra 1737’de tahttan indirilmişti. İslam Giray adlı üç han var. Muhtemelen yukarda bahsi geçen III. olmalı, ancak o1644-1654 yıllarında Kırım Hanı olmuş, 1742’de öldü denilen o olmamalı. Yani kayıtta bir hata var. Bir insanın bu kadar uzun yaşaması beklenemez.  II. Selim Giray Han ikinci defa Hanlık ettikten sonra 1771’de tahtan indirilmiş. Demek ki 14 yıl Saray’da sürgünde kalmış. IV. Devlet Giray ikinci Hanlığından 1777’de indirilmiş ve 1780’e kadar Saray’da kalmış anlaşılan.  Şahbaz Giray Han adlı şahıs aslında hanlık yapmamış, çünkü Kırım Hanları listesinde böyle bir ad yok. Muhtemelen yukardakilerden birinin oğlu olmuştur.

Tekirdağ Saray ilçesi Ayazpaşa Camii avlusunda tespit edebildiğimiz kadar en eski mezar taşı Hicri 1052, yani Miladi 1642’ye dayanıyor. İkinci eskilikteki taş ise 1153 Hicri, yani 1740 Miladiye  tekabül ediyor. En yenisi ise 1301 Hicri, yani 1884 Miladi tarihini taşıyor. 

Mevcut mezar taşlarının 11 tanesinde tarih bulabildik. Diğerlerinde ya tarih haneleri kırılmıştı, ya da otlar ve toprak altında kaldıklarından biz tespit edemedik. Zaten biz oraya tesadüfen gitmiştik. Yani bir tarihi araştırma için uğramamıştık. Ayrıca bu benim alanım da değil. Ancak mezarlığını bu halde olduğunu görerek üzüntümü paylaşmak istediğimden bu satırları yazıyorum. Restorasyonun ustabaşısı bizim gibi bazı akademisyenlerin burayı ziyaret ettiklerini söyledi. Anlaşılan tek tük de olsa bazı ilgilenenler çıkıyormuş. Bu konuda bilimsel literatürde neler olduğunu ise bilmiyorum.

Buradan başka Kırım Hanlık ailesi ile ilgili taşlar var mı diye çevreye soruşturunca Pınarhisar Hundi Hatun Camii avlusunda var dediler. Oraya da gittik 

15. yüzyıla ait bu caminin temelleri üzerine 1962’de buraya yenisi inşa edilmiş. Dolayısıyla mezarlığında çok az mezar taşı vardı. Ekserisi kullanılan malzeme dolayısıyla silinmiş, balbala dönüşmüştü. Ancak Hicri 1171 ile Hicri 1173 tarihli (Miladi 1758 ve 1760) iki mezar taşını tespit edebildik. Anlaşılan burası da sahipsiz kalmış. 

Kırım tarihinin orta ve yakınçağlarını inceleyen akademisyenlerin, arkeologlar, sanat tarihçileri ve paleograflarla bu mezar taşlarını incelemeleri neticesinde belki geçmişle ilgili yeni bilgilere ulaşabiliriz. Tabii ki her şey neticede paraya, yani bütçeye, vakıfların bu sahalarda çalışmaya izin vermesine bağlıdır. Yabancılar kendi tarihlerinin köklerini incelemek için Türkiye’de birçok arkeoloji enstitüleri açmış bulunuyorlar. İşte onlar sayesinde biz Anadolu’da eski kültürlerin bize bıraktıklarını buluyoruz. Turistlerin bir haylisi de bu harabeleri merakla ziyaret ediyorlar, bu ayrıca bize kazanç sağlıyor.

Benim bu satırları yazmamdan dolayı “destursuz bağa giren” diye tenkit etmeyeceğinizi varsayıyorum. Ben ancak sizlerle bir izlenimimi paylaştım. Bir tarihçi olarak kendi dönemim ve ilgi alanım olmasa da, bu satırları karaladım. Ümit ederim ki konuyla ilgilenenler bu yazdıklarımı görür ve bu konuda da bir şeyler yapılır. 



Saray - Ayaspaşa Camii






































































 

































 








































































Pınarhisar - Hundi (İndi) Hatun Camii













































13 Nisan 2014 Pazar

İdil - Ural Çalıştayı Açılış Konuşması

Prof. Dr. Nadir Devlet'in, 11-12 Nisan 2014'te Kırklareli Üniversitesinde düzenlenen İdil - Ural Çalıştayının açılışında yaptığı konuşmadan pasajlar:

https://vimeo.com/91853960 

10 Mart 2014 Pazartesi

2002, 13 Nisan / Yusuf Akcura Sempozyumu


2002 / STV

Prof. Dr. Nadir Devlet 2002'de STV'de

2002 / TRT

Prof. Dr. Nadir Devlet 2002'de TRT Buyutec programında (1) 

Prof. Dr. Nadir Devlet 2002'de TRT Buyutec programında (2)

Prof. Dr. Nadir Devlet 2002'de TRT Buyutec programında (3)

 

2002 / CNBCE Finanscafe

video linki

2014, 6 Mart / Kuzey Haber Ajansı

Nadir Devlet: "Stalin Sovyet toplumu yaratmak istedi"


2010 / Ülke TV

2010 Ülke TV 001

2010_Ulke_TV 001

2010_Ulke_TV 002

2010_Ulke_TV 003 

2010 Ulke TV 004

2010_Ulke_TV 005

2010_Ulke_TV 006 

2010 Ülke TV 007

2010_Ulke_TV 008


Prof. Dr. Nadir Devlet Kırım'ın işgali hakkında canlı yayında konuştu (10.03.2014)

Prof. Dr. Nadir Devlet, 10 03 2014 tarihinde TRT Türk'te canlı yayınlanan "Küresel Bakış" programına katıldı. Programda Kırım'daki son gelişmeler değerlendirildi.




2014, 9 Mart / TV Net










2004, Haziran / İstanbul - Sabantuy


2013, 13 Aralık / TRT Türk