27 Mart 2017 Pazartesi

Yeni kitap: RUSYA MÜLTECİLERİ - Uzak Diasporaya Savrulan Tatarlar.


Eserlerimin otuzuncusu, yeni kitabım çıktı.
Bu eserin ortaya çıkmasında katkısı olan herkese, özellikle Bütündünya Tatar Kongresi'ne (World congress of the Tatars - Бөтендөнья татар конгрессы) ve yayımlanmasını sağlayan İstanbul Aydın Üniversitesi'ne teşekkürlerimi sunuyorum.










20 Ocak 2017 Cuma

MİNTİMİR ŞEYMİYEV DİASPORADAKİ TATARLAR İÇİN TATARLIK SİMGESİ İDİ.


EKİM 2014 KAZAN - Şeymiyev ile.


Tataristan Devlet Başkanı Mintimir Şeymiyev ile 1992 yılında Dünya (Bütündünya) Tatar Kongresi zamanında tanışmıştım. Bu tarihten sonra Kazan’ı her ziyaretimde kendisiyle tesadüfen de olsa görüşmelerimde dostça selamlaşırdık. Rusya’nın zulmünden kaçıp dünyanın dört bucağına savrulan biz Tatar muhacirler ve nesilleri için Şeymiyev, bir milli kimlik simgesine dönüşmüştü.

Kendisinden, belki Tataristan’ın bağımsızlığını değil ama pek çok şeyler umduk. Şeymiyev’in siyasetteki en büyük başarısı Tataristan’ı egemenlik referandumuna götürmesi oldu. Bu adımıyla anavatandan uzaktaki Tatarlarda da büyük ümit doğurmuştu. İkinci önemli başarısı olarak ise Kul Şerif camiini yaptırması gösterilebilir. Böylece Tatarlara hem geçmiş gururlu tarihlerini hatırlatacak bir vesile vermiş oldu hem de dini – milli bir sembole kavuşmalarını sağladı.

Her insan gibi onun da sevapları ve hataları olmuştur. Bana göre Yeltsin döneminde Latin alfabesine geçilmiş olsa, Kazan’ın konumu hem Moskova karşısında hem de dünya ölçeğinde yükselmiş olurdu. Bence Tatar diline gerekli önemin verilmemesi Kazan’ı zayıflatan bir siyasi tercih olmuştur. Kendi parlamentosunda anadilini kullanmayan bir halkın egemenlik talep etmesi için geçerli savı kalmamıştır. 

Genç kuşaktan kimseleri etkili görevlere getirmemek de bence gelecekte bizim açımızdan yetersizlik doğuracaktır. Bir başka yetersizlik olarak ise, önde gelenlerin çocuklarının, akraba ve ailelerinin zenginlik içinde yaşam sürmesine karşılık halkın çoğunluğunun maddi sıkıntılar içinde azap çekmesini görüyorum. 

Uzun sözün kısası, Şeymiyev hem Tataristan tarihinde hem de Tatar halkının hatırasında unutulmaz bir lider olarak kalacaktır. 


Azatlık Radyosu'ndaki Tatarca aslından Türkçe'ye çeviren: Beril Cansever Devlet

17 Temmuz 2016 Pazar

PROF. DR. NEVZAT YALÇINTAŞ’I (1933-2016) KAYBETTİK.






Nevzat Yalçıntaş Fransa’da Caen Üniversitesinde Doktorasını yapmış, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğretim üyeliği görevinde bulunmuş, 1971 yılında profesör olmuştur. 1960-1980 yılları arasında bu üniversitenin kadrosunda bulunuyordu. 1968-1970 yıllarında Devlet Planlama Teşkilâtı Sosyal Planlama Daire Başkanı, 1969-1970 yıllarında vekâleten İktisadî Planlama Daire Başkanı, 1973-1975’te Avrupa Göçmen İşçiler Kurulu Üyeliği, 1975 yılında bir kaç ay TRT Genel Müdürlüğü, 1982-1986’da İslam Kalkınma Bankası Araştırma ve Eğitim Enstitüsü Kurucu Başkanlığı, 1986-1990 yıllarında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlık Baş Müşaviri ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı görevlerini yerine getirmiştir[1]. 1998 ile 2004 yıllarında Aydınlar Ocağı Genel Başkanlığına da yapmıştı. 
21. dönemde Fazilet Partisinden (1999-2002) ve 22. dönemde kurucusu bulunduğu AK Partiden İstanbul milletvekilliğine seçilmişti (2002-2007).  2009 yılında Türkiye Gazetesi başyazarlığı, daha sonra ise Tercüman gazetesinde yazarlık yapmıştı.
Oğlu Dr. Murat Yalçıntaş İstanbul Ticarete Odası Başkanı ve İstanbul Ticarete Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ilen 2010 yılında yolsuzluk suçlaması ile tutuklanmıştı. Bir süre hapiste yattıktan sonra serbest bırakılmışsa da, oğluna yapılan bu suçlama dolayısıyla baba Nevzat Yalçıntaş’ın o dönemde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan ile araları soğumuştu.
Bilhassa son yıllarda kaleme aldığı 4-5 eseri de bulunmaktadır. İlber Ortaylı ve Mümtaz’er Türköne ile birlikte kaleme aldıkları 2014 yılında Yakamoz Yayınları tarafından çıkarılan 192 sayfalık Türkler İslamiyet ve Hilafet (ISBN: 9786053840367) adlı eser dikkati çekmiştir. Bunun dışında bir nevi otobiyografisi olan çok kapsamlı Türkiye'yi Yükselten Yıllar – Hatıralar,  2. bsk (İstanbul: İşaret Yayınları 2012), 968 s. (ISBN: 9789753502504) kendisi hakkında her türlü bilgiyi içermektedir.
Kendisi ile ilk birlikteliğimiz 1991 yılına kadar dayanır. Dolayısıyla çeyrek asırdır tanışırdık. 17-23 Mart 1991 tarihinde, henüz Sovyetler Birliğinin yıkılmadığı dönemde Kırım’da “Uluslararası İsmail Gasprinski Konferansı” vesilesi ile Nevzat Hoca ile birlikte bulunmuştuk. Hoca Bahçesaray’da, o tarihlerde müze olarak kullanılan Kırım Hanlarının Sarayında Sovyet döneminin belki de ilk namazını kıldırmıştı. Ben bu olayın fotoğraflarını İpek Yolu (Ankara. Türk Tarih Kurumu Yayınları 1999) adlı eserimde yayımlamıştım.
Bundan sonra ilişkilerimiz değişik toplantılarda karşılaştığımızda devam etmişti. Beni nerde görse, benden sitayişle bahseder, Türk Dünyasının en önemli bilim adamı der ve yanındakilere böyle tanırdı. Benden, çıkan kitaplarımın birer nüshasını isterdi.
Beni gerçek anlamda takdir etmişliği sırf lafta kalmadı.  2007 yılında Yeditepe Üniversitesi iş akdimi uzatmayıp, işsiz kalarak bir bunalım içindeyken 2008 baharında ek ders, 2008 güzünde ise tam kadrolu olarak İstanbul Ticaret Üniversitesine girmeme vesile olmuştu. Son olarak Şubat 2016’da İstanbul Aydın Üniversitesine intisap ettiğimi duyunca bana iltifatlar yağdırmıştı.
Kendisi ile son olarak ise TASAM’ın İstanbul’da düzenlediği  “5. Dünya Türk Forumu”nda, 2 Haziran 2016’da birlikte olmuş, hayli sohbet de etmiştik. Bunun son görüşmemiz olacağını anlayamamışım.
Türk Dünyası çalışmalarına katkısı olmuş bir siyasetçiydi. İşte bana da en çok bu yönü ilginç geliyordu. İlk günden son güne kadar bu özelliğini korumuştu.  
Yokluğunu hissedecek, samimiyetini özleyeceğiz. Nur içinde yatsın!


[1] Oğuz Çetinoğlu,” Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın bilinmeyen yönleri”, Vatan Gazetesi (19 Ocak 2013), http://www.oncevatan.com.tr/prof-dr-nevzat-yalcintasin-bilinmeyen-yonleri-makale,29040.html  (Erişim: 17.07.2016).